Okul seçimi, aile bütçesinde tek başına bir kalem değil. Yıllara yayılan, enflasyona bağlı, geri dönüşü zor bir taahhüt. Karar verirken çoğu aile sadece yıllık ücrete bakar; oysa özel okul devlet okulu maliyet karşılaştırması ancak servis, kırtasiye, kıyafet, etüt, özel ders ve sosyal harcamalar birlikte hesaplandığında gerçeği yansıtır. Aşağıdaki adımlar, duygusal tartışmayı sayısal bir tabloya dönüştürmenize yardım eder.
İki seçeneği yan yana koymadan önce her birinin gerçek gider setini yazın. Unutulan kalemler genelde devlet okulu tarafında değil, özel okul tarafında ortaya çıkar.
Kendi rakamlarınızı aşağıdaki şablona yazın. Aylık giderleri 12 ile değil, okul takvimine göre 9-10 ay üzerinden çarpmak daha gerçekçi sonuç verir.
| Kalem | Özel okul (yıllık) | Devlet okulu (yıllık) |
|---|---|---|
| Eğitim ücreti / bağış | ||
| Servis veya ulaşım | ||
| Yemek | ||
| Kıyafet | ||
| Kırtasiye ve kaynak | ||
| Kurs / özel ders | ||
| Yabancı dil | ||
| Sosyal, gezi, kulüp | ||
| Teknoloji | ||
| Toplam |
İki toplamın farkı, kararınızın gerçek fiyat etiketidir. Bu farkı aylığa bölün ve hane gelirinize oranlayın. Aile bütçesi kurarken kullandığınız 50/30/20 gibi bir dağılımda eğitim payı, zorunlu giderler dilimini şişiriyorsa esneklik alanınız daralır.
Fark tutarını harcamak yerine yatırsanız ne olurdu? Bu soru, "yatırım" tarafını görünür kılar.
Bu hesap özel okulu kötülemek için değil, neyi satın aldığınızı bilmek için yapılır. Karşılığında sınıf mevcudu, dil yeterliliği, kampüs imkânları, ulaşım kolaylığı ve okul dışı ders yükünün azalması gibi somut çıktılar alıyorsanız harcama savunulabilir. Ancak fark tutarı borçla, kredi kartı taksitiyle veya emeklilik birikimini durdurarak finanse ediliyorsa denklem bozulur.
Eğitim harcaması, ödenmesi gecikince cezası çocuğa yansıyan bir taahhüttür. Bu yüzden gelir düştüğünde ilk kesilecek kalem olmamalı; bütçenin en sağlam sütununa yerleşmeli.